Kupa Tedavisinin Tarihçesi (ayrıntı için tıklayınız)
Tarihte kupa uygulamasından bahseden en eski tıbbi metinlerden birisi, M.Ö.
1550 yıllarına ait olan Eber'in Antik Mısır papirüsüdür. Islak kupa uygulaması
(hacamat); Unani, Geleneksel Kore, Çin, Tibet ve Doğu Tıbbı gibi çok sayıda
eski şifa sistemlerinin bir parçasıdır.
Kupa uygulaması, özellikle İslam ülkelerinde yaygın olan bir tedavi olup İbn-i
Sina (M.S. 980-1037), Zehrâvî (M.S. 936-1036) ve Ebû Bekir Er-Râzî (M.S. 854-
925) gibi İslam hekimleri tarafından önerilmiştir. Hacamat uygulamasının,
ay takvimi temel alınarak tavsiye edilen günlerde yapıldığında ayın çekim
kuvvetine bağlı olarak daha etkili olabileceği düşünülmektedir. Zehrâvî, hacamat
bölgelerini tarif etmiş ve hacamat aletlerini diyagramlarla göstermiştir.
Kupa terapi, Osmanlı Dönemi'nde sağlık hizmetlerinde sıklıkla uygulanan ve tıp
kitaplarında genişçe bahsedilen önemli koruyucu ve tedavi edici yöntemlerden
biridir. Anadolu'da hekimler tarafından uygulanan bu yöntem hakkında
Osmanlı Dönemi tıp eserlerinde detaylı bir şekilde bahsedilmektedir.
Kupa uygulaması Rönesans Dönemi'nde 14. ve 17. yüzyıllar arasında İtalya'ya
ve ardından Avrupa'nın geri kalanına yayılmış, İtalya'da gut hastalığının ve
artritin tedavisinde tercih edilen bir yöntem olarak kullanılmıştır.
En eski şifa tekniklerinden olan kupa uygulaması; Hindistan, Çin, Suudi Arabistan, Malezya, Orta Avrupa ve Afrika gibi çeşitli ülke ve bölgelerde önem
kazanmış, gün geçtikçe popüler hale gelmiştir.
Geleneksel Doğu Tıbbında kupa uygulaması, akupunkturla yakından
ilişkilendirilir. Yin ve Yang enerjilerini dengeleyerek Qi'yi uyumlu hale getirmek
için kullanılmaktadır. Hindistan'da ise Ayurveda tıbbı, Ghati Yantra olarak
bilinen ve ıslak kupa uygulamasına benzeyen bir kan detoksifikasyon tekniğini
içermektedir.

